Sebze meyvede sahte müstahsil makbuzu oyunu! Nihat Çelik 6 ay önce anlatmıştı: 10 liralık ürün 35-40 lira gösteriliyor

Haber Merkezi / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaş sebze ve meyve piyasasındaki fiyat oluşumuna yönelik yürütülen soruşturmada 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında 22 ilde 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama gerçekleştirildi. Son açıklamalara göre şüphelilerden 38’i yakalandı.

Soruşturmanın en dikkat çekici boyutunu ise tarladan çıkan ürünün tüketiciye ulaşıncaya kadar fiyatının nasıl yükseltildiğine ilişkin tespitler oluşturdu.

Başsavcılığın açıklamasına göre Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ile İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Antalya’daki hal müdürlüklerinden veriler toplandı. Vergi Denetim Kurulu’nun çalışması kapsamında 1.029 çiftçinin beyanına başvuruldu ve çiftçilerin ürünlerini hangi bedelle sattıkları incelendi.

Sahte müstahsil makbuzuyla en az 5 kat yüksek gösterilmiş

Yapılan incelemelerde bazı tedarikçilerin çiftçiden satın aldıkları yaş sebze ve meyveyi gerçek alış fiyatından daha yüksek bir bedelle alınmış gibi gösteren sahte müstahsil makbuzları düzenledikleri tespit edildi.

Soruşturmadaki tespitlere göre bununla da kalınmadı; piyasadaki hâkim konum kullanılarak ürün arzı olduğundan düşük, maliyetler olduğundan yüksek gösterildi ve tedarik zinciri gereksiz yere uzatıldı. Savcılık, bu yöntemlerle fiyatların yukarı yönlü manipüle edilerek fahiş fiyat uygulamasına neden olunduğunu açıkladı.

Nihat Çelik aylar önce aynı yönteme dikkat çekmişti

Soruşturmadaki bu tespitler, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik’in aylar önce yaş sebze ve meyvede tarla ile market arasındaki fiyat farkına ilişkin yaptığı açıklamaları yeniden gündeme taşıdı.

Çelik, üreticiden düşük fiyatla çıkan bir ürünün market raflarında en az 6 katına katlanarak yükselmesinin yalnızca nakliye, işçilik ve diğer ticari maliyetlerle açıklanamayacağını belirterek özellikle müstahsil makbuzlarına dikkat çekmişti.

Çelik sistemi şu sözlerle anlatmıştı:

“Tarladan çiftçiden 10 liraya çıkan bir ürün market rafında 60-70 lira oluyor. Elbette nakliye ve işçilik maliyeti olacak ancak bir ürünün fiyatının bu kadar artması normal değil. Çiftçiden 10 liraya alınan ürün, müstahsil makbuzunda 35-40 liradan alınmış gibi gösteriliyor.”

“Devlet belgeye baktığında fahiş fiyat olmadığını düşünüyor”

Çelik’e göre sistemdeki kritik nokta, denetim sırasında alış maliyetinin belgelere göre değerlendirilmesi.

Ürünün gerçekte 10 liraya alınmasına rağmen müstahsil makbuzunda 35-40 liralık alış gösterilmesi halinde, sonraki aşamada oluşan yüksek satış fiyatının kâğıt üzerinde olağan bir ticari marj gibi görülebildiğini belirten Çelik, şöyle konuşmuştu:

“Devlet denetim yaptığında müstahsil makbuzunu görünce fahiş fiyat uygulaması olmadığını zannediyor. Fakat müstahsil makbuzu gerçek değil, sahte.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında da gerçek alış fiyatının üzerinde bedel gösteren sahte müstahsil makbuzlarının tespit edilmiş olması, Çelik’in daha önce dikkat çektiği mekanizmayla örtüşüyor.

Müstahsil makbuzu kimin adına kesildi, parayı kim aldı?

Çelik, sistemin ortaya çıkarılması için yalnızca müstahsil makbuzunun varlığına bakılmasının yeterli olmayacağını belirterek iki önemli denetim yapılması gerektiğini söyledi.

Bunlardan ilkinin, müstahsil makbuzunun adına düzenlendiği çiftçinin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarının incelenmesi olduğunu belirten Çelik, çiftçinin kayıtlı üretim alanından belgede belirtilen miktarda ürünü üretmesinin mümkün olup olmadığının kolaylıkla tespit edilebileceğini kaydetti.böylelikile aracı lobidinin halkasını da kesmiş olacak

İkinci kontrolün ise para hareketinin banka üzerinden yapılması gerektiğini vurguladı.

Çelik, “Müstahsil makbuzu kimin adına kesilmişse ürün bedelinin banka yoluyla o kişinin hesabına yatırılması gerekiyor. Böylelikle üretici aldatması sonlandırmış ve kayıt dışılık te önlenmiş olur. Normal şartlarda ödemeler elden yapılıyor. Dolayısıyla müstahsil makbuzundaki rakamın doğru olup olmadığının tespiti yapılamıyor.” dedi.

Nitekim mevcut soruşturmada Tarım ve Orman Bakanlığından ÇKS, Ticaret Bakanlığından Hal Kayıt Sistemi verilerinin alınarak çiftçi beyanları ve şirketlerin defter ve belgeleriyle karşılaştırıldığı görüldü.

“Ürünün parası çiftçiye banka üzerinden ödenmeli”

Operasyonun daha önce yaptığı uyarıların önemini ortaya koyduğunu belirten Çelik, devletin söz konusu yapının üzerine gitmesini önemli bulduğunu ifade ederek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a teşekkür etti.

Çelik’e göre yaş sebze ve meyvede fiyat oluşumunun şeffaflaştırılması için en önemli adımlardan biri, müstahsil makbuzunda kimin adı bulunuyorsa ürün bedelinin de banka üzerinden doğrudan o kişiye ödenmesinin zorunlu hale getirilmesi.

Böylece hem müstahsil makbuzundaki fiyatın gerçekliği hem de ürünü sattığı belirtilen çiftçinin gerçekten o ürünü üretip üretmediği ÇKS kayıtları ve banka hareketleri üzerinden çapraz kontrol edilebilir.

Çelik, üretici ile tüketici arasındaki gereksiz aracıların azaltılmasının da tarla ile market arasındaki fiyat makasının daraltılması açısından önemli olduğunu kaydetti.

“Devletimizin bize olan güvenini boşa çıkarmayacağız”

TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, açıklamasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:

“Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi olarak Allah’a sözümüz var. Devletimizin bize olan güvenini boşa çıkarmayacağız. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, 86 milyon vatandaşımızın da gıdaya uygun ve erişilebilir fiyatlarla ulaşabilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Üreticinin kanını emerek, sırtından bire on kazanmayı marifet sayan anlayışlara karşı susmayacağız. Üreticimizin alın terini de tüketicimizin sofrasını da korumak için haykırmaya devam edeceğiz.

Bizim mücadelemiz ne bir kesime karşıdır ne de bir kurumla karşı karşıya gelme mücadelesidir. Bizim mücadelemiz; üreticinin hakkını, tüketicinin sofrasını ve devletimizin adil piyasa düzenini koruma mücadelesidir.

Tarladan sofraya kadar uzanan zincirde haksız kazanca geçit verilmemesi için üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getireceğiz. Üretici kazanacak, tüketici korunacak, devletimizin denetim mekanizmaları güçlenecek. Biz TÜRKYED olarak doğru bildiğimiz yolda, sonuna kadar üreticimizin ve tüketicimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”

Ayrıca Kontrol Et

Hüseyin Aydın’dan marketlerde ucuzluk için “dahiyane” çözüm! Tarım Kredi’nin deposunda aracının da aracısı var

Tarım Kredi Market’in Diyarbakır deposu yaklaşık 250-300 milyon liralık yatırımla yeniden faaliyete geçirildi. Ancak marketlere …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir